Özcan Özbay
Güneri Cıvaoğlu
Ana Sayfa Istekhatti Favorilerime Ekle Hakkimizda İletişim Sohbet Odası
RADYO DENIZ HABER PORTALI

  06 Eylül 2010

  Ana Sayfa
  Canli TV
  Istek hatti
  Sağlık
  Ücretsiz İlanlar
  Siirler
  Arşiv
  Günlük Falınız
  Hollanda Haberleri
  Anti Stres
  Dostlarimiz
  Sevilen Filimler

Site İçi Arama

Çok Okunanlar





Günün Fotosu

AVRUPA’YA HAYIR


iplikler çıktı pazara

Çetin Altan
E-Posta: lklkjlk

07 Mart 2010 02:17

Çağdaşlık geldi nazara, iplikler çıktı pazara

Muammer Karaca sağ olsaydı da, kendisine: - Neden sorunlar, sürekli sorun doğuruyor, diye sorulsaydı...
* * *
Herhalde vereceği yanıt şöyle olurdu:
- “Vatanı ve milletiyle devletin bölünmez bütünlüğü içinde” dokuz doğurup duranlara özendikleri için.
* * *
Nasreddin Hoca’ya da:
- Hoca, demişler; Dünya Kadınlar Günü’nde, Türkiye’deki durum nedir?
* * *
Hoca, sakalını sıvazlayarak gülümsemiş:
- Son yüz yıl içinde kaç kez “anacığım, anacığım; ah yandım anam” diye bağırılmışsa, durumu o gösterir, demiş.
* * *
Arkasından da:
- Hadi bir ekleme de ben yapayım, demiş; duruma bak duruma, vay anasını...
* * *
62 siyasal parti liderlerinden biri, bir psikiyatra gitmiş:
- Kahroluyorum doktor, demiş; benim için hayat dayanılmaz bir hale geldi. Sabahtan akşama, akşamdan sabaha sürekli kaşınıp duruyorum. Vücudumun her tarafında akrepler, örümcekler, hamam böcekleri, bitler, pireler, tahtakuruları dolaşıyor.
* * *
Psikiyatrın karşısında da, eğile kalka kaşınmayı sürdürüyormuş siyasal lider.
* * *
Psikiyatr:
- Hemen bırakın, demiş; yüzünüzü ekşite ekşite, eğile kalka kaşınmayı. Siz böyle ırgalanıp sallandıkça; bitleriniz, pireleriniz, örümcekleriniz üstüme bulaşacak benim de...
* * *
Psikiyatr biliyormuş, siyasal liderin nutuklarını dinleyenlerin de, hemen kaşınmaya başladıklarını...
* * *
Adamın biri, o gün satın aldığı bir papağanı getirmiş eve, eşine de:
- Pazar meydanının bir köşesinde, açık arttırmayla satılıyordu bu papağan, demiş; en az 10 kişi katılmıştı açık arttırmaya. Dayanamayıp ben de katıldım ve 5 bin papele üstümde kaldı papağan. İşin tuhafı, konuşup konuşmadığını dahi bilmiyorum bu papağanın.
* * *
Papağan homurtulu bir sesle:
- Ne demek, demiş; konuşup konuşmadığımı bilmemek. Kimdi fiyatları sürekli arttırıp duran?
* * *
Amerikalıların da sevdikleri söylenen bir fıkra:
İyilik melekleri ABD’yi yarattıklarında; ilk doğan Amerikalının beşiğine, ondan sonra doğacakları da sarmalayacak biçimde, dünyanın en güzel 3 nimetini koymaya kalkmışlar.
* * *
Her doğan Amerikalı dürüst, akıllı ve zengin olarak yaşayacakmış.
* * *
Ne var ki, iyilik melekleri durumdan haberdar etmemişler İblis’i.
* * *
İblis de, kendisinin önemsenmemiş olmasına çok kızmış:
- O meleklerin Amerikalılara sundukları o 3 armağanın gerçekleşmesini, engelleyecek bir gücümün olduğunu unutmamaları gerekirdi, diye bağırmış. İşte ben de o 3 nimetin, hiçbir Amerikalıda toplanamayacağını ilan ediyorum; sadece 2 tanesiyle yetinecekler. Dürüst ve akıllı olanlar, zengin olamayacaklar. Akıllı ve zengin olanlar, dürüst olamayacaklar. Dürüst ve zengin olanlar da akıllı olamayacaklar.Ve sonsuza dek, böyle sürecek bu.
* * *
Yaşlıca bir hanım, diş doktoruna gitmiş:
- Ne yapacağımı bilemiyorum doktor, demiş; dişlerim yüzünden bütün gece uyuyamıyorum.
* * *
Doktor da:
- Öyleyse, demiş; dişlerinizle birlikte yatmayın.
* * *
Tıpkı sonradan takılan bir demokrasiyle rahat edemeyenlere de:
- Neden çıkarıp atmıyorsunuz, denmesi gibi...
* * *
Av. Taner Aktop’tan da bir fıkra:
Adamın biri, çıktığı iş gezisinde lüks bir otele iner. Odasına girdiğinde de masada bir bilgisayar görür ve karısına hemen bir “e-mail” göndermeye karar verir.
Ancak yazdığı mesajı, farkına varmadan yanlış bir adrese geçer.
* * *
Mesajın yanlışlıkla gittiği adresteki evin hanımı, kocasını yeni kaybetmiş ve ağlaya ağlaya henüz eve dönmüştür mezarlıktaki dualardan sonra.
* * *
Taze dul, şöyle bir bakar bilgisayara ve gelen mesajı okuyunca da, yığılıp kalır yerde.
* * *
Kızın annesi, oturma odasına girdiğinde, yerde yatan kızını görür önce...
Sonra da gözü bilgisayardaki mesaja takılır.
* * *
Mesaj şöyledir:
Sevgili karıcığım,
Buraya henüz geldim. Herhalde benden bu kadar çabuk bir haber beklemiyordun. Burası çok lüks. Bir de bilgisayar koymuşlar yatacağım odaya. Sevdiklerine hemen “e-mail” gönderebiliyorsun.Senin de kayıtlarını yaptırdım.Gelmeni dört gözle bekliyorum.Rahat edeceğinden eminim.Hemen hazırlan gelmek için.Yalnız burası çok sıcak.Hafif şeyler giy gelirken.Yanaklarından öperim.
* * *
Taner’in fıkrası hiçbir ima taşımıyor; sadece bir adres hatası fıkrası; tutuklu evine gönderilecek bir mektubun, askeri bir tatbikata gönderilmesi gibi.
* * *
Sabri Soran’dan bir şiirle bitirelim yazıyı:
Yeter
Apartmanlarımda başkaları oturuyor,
Tarlalarımı başkaları sürüyor;
Değirmeni ben döndürüyorum,
Başkalarının çuvalları doluyor,
Benim çuvalım
Asırlardan beri bomboş duruyor
Yeter artık...
Bu dünya benim malım,
Malımın sahibi olacağım;
Yeter bugüne kadar
Öz evimde
Bir kiracı gibi yaşadığım.

Bu Haberi

Yazdır

Arkadaşına Gönder

Yorum Ekle

RADYO DENIZ HABER PORTALI
Serbest Piyasa


PROGRAMCILARIMIZ
01.Özcan Özbay
02.Dj KeRVaNCI
03.Dj Ozan
04.==========

05.=========


** Sitemizde Dj olmak icin tiklayin

Gerekli linkler














Oyunlar
Okey
Tavla
Bilardo
Batak

www.radyodeniz.com
© 2006 - Bütün hakları saklıdır  l  info@radyodeniz.com  l  E-mail: info@radyodeniz.com
Bu site en iyi 1024x768 ve üzeri çözünürlükte görüntülenebilir.